İCRA HUKUKUNDA İTİRAZ


Borcunu rızası ile ifa etmeyen borçlulara karşı alacaklıların alacaklarına kavuşabilmeleri için alacaklılara devlet kuvvetinin yardımını isteme hakkı tanınmıştır. Böylece borcunu ifa etmeyen borçluya karşı alacaklının talebi üzerine icra daireleri tarafından ödeme emri gönderilir. Yani devlet cebri icra organları vasıtasıyla borçluyu borcunu ifa etmeye zorlar. Buna karşılık ödeme emriyle muhatap olan borçlu, gerçekten de borçlu olmayabilir veya borcu alacaklının ileri sürdüğü miktarda olmayabilir veya borcu ödemiş olabilir veya gerçekten borçlu olmasına rağmen borçlu olmadığını icra dairesine bildirebilir. Buna ödeme emrine itiraz denir. İtiraz, borçluya tanınmış bir savunma yoludur.
1-İlamsız İcra Yollarına Karşı İtiraz
Ilamsız icra, alacaklının daha önce mahkemede dava açıp, bir mahkeme ilamına sahip olmaksızın doğrudan icra dairesine başvurarak başlattığı icra takibi çeşididir. Üç çeşit ilamsız icra vardır: Genel Haciz Yolu, Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolu, Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yolu İle Tahliyesi.
A-) Genel Haciz Yolunda Ödeme Emrine İtiraz: genel haciz yolu, rehinle temin edilmemiş olan ve bir kambiyo senedine dayanmayan, bütün para alacakları için başvurulabilen bir icra yoludur. Başarı ile sonuçlanabilmesi için ödeme emrine itiraz edilmemesi gerekir.
Ödeme emrine itiraz etmek isteyen borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine dilekçe ile veya sözlü olarak bildirmek zorundadır (İİK m.62/1).
Dilekçe veya sözlü olarak yapılan itiraz derhal icra tutunağına geçirilir. Tutanak borçlu veya vekili ve icra müdürü veya yardımcısı tarafından tarih belirtilerek imza edilir. (İİK m.8/1; İİKY m.22/2). ödeme emrine itiraz tarihi, itiraz dilekçesindeki tarih değil, itiraz dilekçesinin icra tutanağına geçirildiği tarihte yapılmış sayılır.
7 günlük itiraz süresinin geçirilmemesi gerekir aksi halde yapılan itiraz geçerli değildir. Icra müdürü, itirazın süresi içinde yapılıp yapılmadığını kendiliğinden gözetmektedir.
Itiraz sebepleri, maddi hukuka veya takip hukukuna dayanabilir. Maddi hukuktan kasıt; itirazın alacağa ilişkin olmasıdır. Mesela: alacağın hiç doğmamış olması,alacağı doğuran sözleşmenin geçersiz olması, borcun vadesinin gelmemiş olması, borcun ödenmiş olması gibi…
Takip hukukuna dayanan sebeplerden kasıt ise; alacaklının takip yapma yetkisinin bulunmaması (İİK m.60/3,c.3), yetki itirazı (İİK m.50/2), derdestlik(mükerrerlik) itirazı gibi…
İtiraz sebepleri, imzaya itiraz ve borca itiraz şeklinde ileri sürülebilir. Alacaklının bir adi senede dayanarak bir icra takibi başlatmış olması halinde, borçlunun bu adi senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle yaptığı itiraza, imzaya itiraz denir. (İİK m.60/3,c,1; m.62,V; m.68/a.I). Borçlu imzaya ait itirazını ayrıca ve açıkca bildirmek zorundadır. Aksi halde imzayı kabul etmiş sayılacaktır; bu itiraz borca itirazdır. Ayrıca belirtmek gerekirse senede dayanmayan bir takipte imzaya itiraz söz konusu olmaz.
Imzaya itiraz dışındaki diğer tüm itirazlara ise borca itiraz denir. Ayrıca ve açıkca bildirilmesine gerek yoktur. “itiraz ediyorum” denilmesi yeterlidir.

İtirazın geçerli olabilmesi için bulunması gereken şartlar:
-ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmiş olması.
-borçlunun, itiraz iradesini icra dairesine bildirmiş olması.
-itiraz etme hakkına sahip olmak yani takip talebi ve ödeme emrinde borçlu olarak gösterilen kişi olmak. (İİK m.62/1)
-itirazın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılmış olması.(İİK mç62)
-kısmi itiraz halinde itiraz edilen borç miktarının ayrıca ve açıkça itirazda belirtilmiş olması gerekir. (İİK m.62,IV,c.1)
Sayılan tüm şartların birlikte sağlanması neticesinde yapılan itirazla icra takibi kendiliğinden durur. Duran icra takibine, itiraz giderilinceye kadar devam edilemez.(İİK m.66). kısmi itiraz halinde ise yalnızca itiraz edilen kısım için icra takibi durur; kabul edilen miktar için durmaz (İİK m.62/IV)
Gecikmiş İtiraz: (m.65) dilekçe veya sözlü olarak icra mahkemesine yapılır. Ödeme emrine itiraz edilirken mazeret bildirilmelidir. Borçlu, mazeretin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde ve paraya çevrilme işlemi bitinceye kadar gecikmiş itirazda bulunabilir. Gecikmiş itiraz icra takibini kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesinin durdurma kararı gerekir.
B-) Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yolunda Ödeme Emrine İtiraz:
Alacaklının kambiyo senedine(çek, bono, poliçe) bağlı alacağı için icra takibi yapması halinde, borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 5 gün içinde takibin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde mutlaka dilekçe ile ödeme emrine itiraz etmelidir. Aksi halde takip kesinleşir. (İİK m.168/4-5, m.169,170,I). 5 gün geçtikten sonra yapılan itiraz geçersizdir.
Ödeme emrine itiraz, satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz (m.169,c.2, m.170,I,c.2). Yani borçlunun malları itiraza rağmen haczedilir fakat icra mahkemesinin kararı kesinleşinceye kadar satılamaz. Fakat borçlu, icra mahkemesinden malların haczinin geçici olarak durdurulmasına karar verilmesini isteyebilir (m.169/a,II, m.170,II)
Borçlu, borca veya senetteki imzaya itiraz edebilir. Eğer imzaya itiraz etmek istiyorsa, bunu itiraz dilekçesinde açıkça bildirmek zorundadır.
C-) Kiralanan Taşınmazların İlamsız İcra Yolu İle Tahliyesinde Ödeme Emrine İtiraz:
Borçlu kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesinde ödeme emrine itiraz edebilir (İİK m.269/2).Süresi içinde itiraz edilmezse tahliye takibi kesinleşir. İtiraz; kira sözleşmesine itiraz ve kira sözleşmesi dışındaki itiraz şeklinde yapılabilir.
Kira sözleşmesine itiraz, borçlunun alacaklının iddia ettiği kira sözleşmesinin varlığını inkar etmesidir. Eğer kira sözleşmesi sözlü ise kira sözleşmesinin inkar edilmesi yeterlidir. Fakat eğer alacaklı yazılı bir kira sözleşmesine dayanıyorsa, borçlu kiracının bu sözleşmede kendisine izafe olunan imzayı reddettiğini açık ve kesin olarak bildirmelidir. (m.269/b,I)

Kira sözleşmesi dışındaki itirazlarda ise, kira sözleşmesi kabul edilir ancak kiranın daha az olduğu, borcun muaccel olmadığı, kiralananın tahliye edildiği… şeklinde itiraz edilmektedir.(m.269/c,I)
İtiraz ile ilamsız tahliye takibi durur (m.269,III,c,1).
2-İlamlı İcra Yollarına Karşı İtiraz
İlamlı icra takibinde, ilamsız icra takibinin aksine alacaklının öncelikle mahkemede dava açarak aldığı ilamdan sonra icra dairesine başvurması söz konusudur.
İlamlı icra takiplerinde, borçlu yapılan ilamlı icra takibini yapacağı itiraz ile durduramaz. Ancak icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. (m.33)
Borçlu, borcu ödediğini(itfa) veya borcun ertelenmiş olduğunu veya zamanaşımına uğramış olduğunu ileri sürerek icra emrine itiraz edebilir.
İtiraz süresi bakımından ise; eğer borçlu, icra emrinin kendisine tebliğinden önceki dönemde borcun itfa edildiği, takas yapıldığı, ertelendiği veya zamanaşımına uğramış olduğu iddiasında ise, icra emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Aksi halde ilamlı icra takibi kesinleşir. Eğer borçlu, iddiasını icra emrinin kendisine tebliğinden sonraki dönemde ileri sürecekse her zaman icra takibinin geri bırakılmasını isteyebilir.
İtiraz takibin yapıldığı icra dairesinin tabi olduğu icra mahkemesine dilekçe ile yapılır. İtiraz ile icra takibi kendiliğinden durmaz ancak icra mahkemesinin vereceği icranın geri bırakılması kararı ile durur.
3-Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız Takipte Ödeme Emrine İtiraz:
Borçlu ve varsa taşınmaz maliki üçüncü kişi ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazda bulunabilir. İtiraz ile birlikte ilamsız takip kendiliğinden durur. İtiraz sebepleri kural olarak genel haciz yolundaki gibidir. (İİK m.150/a). Fakat borçlu zamanaşımı itirazında bulunamaz.
4-Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takipte Ödeme Emrine İtiraz:
İcra emrini alan borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir. İcra emrine itiraz icra mahkemesine yapılır (m.149/a, m.33,I). zamanaşımı itirazında bulunulamaz. İtirazın sebepleri, süresi ve etkisi ilamlı icra takibinde yapılan itiraz gibidir.